Beş Avcı

Beş avcı ava çıkmış. Önlerine küçük bir delik çıkmış. İçlerinden en deneyimli olanı yatın yere buradan tavşan çıkacak demiş. Herkes yatmış yere az sonra gerçekten tavşan çıkmış ve vurmuşlar torbaya koymuşlar. Ava devam ederlerken biraz daha büyükçe bir delik görmüşler, yine tecrübeli avcı yatın yere buradan tilki çıkacak demiş ve herkes yatmış tilki çıkmış ve vurmuşlar. Ava devam ediyorlar yine karşılarına daha büyükçe bir delik çıkmış karşılarına yine tecrübeli olan yatın yere buradan ayı çıkacak demiş ve yatmışlar, ayı çıkmış ve vurmuşlar. herkes tecrübelinin herşeyi bildiğine karar vermişler ne derse yapıyorlarmış. devam ederlerken karşılarına oldukça büyük bir delik çıkmış ve Tecrübeli avcı yatın yere demiş herkes yatmış içlerinden biri buradan ne çıkacak usta demiş.
Tecrübeli düşünmüş valla çocuklar buradan ne çıkacağını bende bilmiyorum demiş. Eretesi sabah bütün gazeteler tünel çıkışında 5 avcı tren altında kalarak can verdi diye yazıyormuş.

Ayı

Bir gün kadının biri kocasını allatır ve o sırada çocuğunu olayı görmesin diye dolaba koyar ve oynasın diye eline bir ayıverir.
Derken kadının kocası eve gelir. Kadın sevgilisini hemen oğlunun olduğu dolaba saklar.Olaydan habersiz koca karısını çıplak görünce hemen yatağa girer.
Bu sırada dolapta çocuk adama elindeki ayıyı göstererek
-Amca ben sana bu ayıyı satacağım” der.
Adam;
-Gerek yok yavrum almayacağım diye cevap verir,
fakat çocuk ;
-O zaman bende seni babama söyleyeceğim diye tam dışarı çıkarken adam almak zorunda kalır.Aradan 5 dakika geçmeden
çocuk;
-bana ayımı geri ver. der.adam;
-biraz önce aldım geri vermem deyince çocuk;
-bende seni babama söylerim der ve tam dışarı çıkarken adam ayıyı geri verir.5 dakika sonra çocuk ayni şekilde ayıyı adama satar ve geri alır.
Bu böyle sabaha kadar devam eder.Sabah olur kadının kocası ise gidince sevgilisi de evden ayrılır. Aradan birkaç gün geçer ve
çocuk yaptığına pişman olur ve annesine ;
-Anne ben çok kotu birsek yaptım nasıl rahatlarım der. Annesi;
-bak oğlum karsıda kilise var, git günah çıkar rahatlarsın der.Bunun üzerine çocuk kiliseye gider, rahip kabinine girer ve çocuk;
-amca benim bir ayım var” derken rahip sözünü keser ve;
-almıyorum lan essogluessek almıyorum param bitti!!

O da Bir Şey mi

İki kafadar avcı bir araya gelmişler köpeklerinin ne kadarda marifetli olduğundan bahsediyorlarmış.
Birincisi:
Ya benimki dehşet bir şey geçenlerde ava gitmiştim, baktım havada kuş süzülüyor, hemen nişan aldım çektim tetiği, birde ne göreyim fişekleri evde unutmuşum. Hemen köpeğime köpeğimin namlusun bi koklattım köpeğim bir koşu gidip Fişeği aldı geldi taktım hemen ve kuşu indirdim demiş.
Öbürü o da bi şeymi demiş.
Geçenlerde karımı da aldım ve plaja gittim. Tam denize gireceğiz bir baktık ki karım mayosunu evde unutmuş, karımın orasını burasını bir koklattım, köpeğim bir koşu gitti alt kattaki komşunun şeyini koparmış geldi.

Turna

Avcılar oturmuşlar başlarından geçen ilginç olayları anlatıyorlarmış, içlerinden biri bir gün gölde balık avlarken oltama büyük bir balığın takıldığını anlayınca yavaş, yavaş ve büyük bir mücadele ile kıyıya çektiğimde, büyük bir turna balığı olduğunu gördüm balığı tek başına taşıyamayacağımı anlayınca gidip köyden atımı aldım, fakat balığı ata koyduğum zaman bir taraftan başı diğer taraftansa kuyruğu yere deymesin mi, yapacak bir şey olmadığından yola çıktım ama oda ne az sonra balığın ağırlığından atın beli kırılmasın mı, deyince orada bulunan arkadaşlarından biride bizde üç arkadaş bir gün sisli bir havada domuz avına çıkmıştık, o arada çalıların arasında ses duyunca tüfeğimi ateşlememle acı bir feryat duyup, çalılıklara gidince vurduğumun arkadaşım olduğunu görünce hemen bir mezar kazmaya başladım, fakat o arada diğer arkadaşım gelerek seni katil deyince onu da vurmak zorunda kaldım, onun içinde bir mezar kazmaya başlamıştım ki bu sefer de orman memuru silah sesini duyup ta yanıma gelince artık yapacak bir şey kalmadı, ha iki ha üç kişi deyip onu da vurdum, tabii onu saklamak içinde bir mezar daha kazmaya başladığımda karşıdan bir traktör dolusu köylü yanıma doğru gelmiyor mu deyince, turnayı yakalayan avcı yok artık köylüleri de vurup gömdüm deme, diyince o zaman sende balığın boyunu daha makul bir ölçüye çekte bana bir traktör dolusu köylüyü vurdurma der.

Tüfek

Iki arkadas pazar günü golf oynarlar. Bir pazar yine golf oynamaya hazirlanirken, biri de, onlara katilmak istedigini söyler. Elemanlar birbirine baktiktan sonra adamin teklifini kabul ederler. Oyun ilerler ve elemanlar, adama ne is yapyigini sorarlar. Adam:
-Ögrenmek istemezsiniz. Ben tetikçiyim. Tüfegim golf çantasinda ve nereye gitsem onu yanimda tasirim. Istersen bir göz at.
Biraz beklemeden sonra biri cesaretini toplayip çantaya bakar. Gerçekten de orada, büyük bir dürbünü olan tüfek vardir. Eleman heyecanlanir ve “Vaaay! Suna bak. Eminim ki, buradan, bu dürbünle bizim evi görebilirim” der. Bir iki saniye baktiktan sonra “Evet görebiliyorum! Hatta pencereden yatak odasini bile görebiliyorum. Iste karim… Dur bir dakika, çiplak! Yaninda da kapi komsum var, o da çiplak!!!” der ve düsünmeden tetikçiye dönüp “Bir atis için kaç para istiyorsun?” diye sorar. Tetikçi
-Her tetigi çekisim 500 milyon.
-500 milyon!!! Çok para. Ama tamam. Senden iki atis yapmani istiyorum. Birincisi karimin agzina, ikincisi ise, komsumun penisine… Güzel bir ders alsin!
Tetikçi kabul eder. Tüfegi kaldirip evi nisanlar ve beklemeye baslar. 5 dakikalik bir beklemeden sonra, eleman(golfçü)dayanamayip neden ates etmedigini sorar. Tetikçi, “Biraz daha bekle. Isi tek kursunda halletmek üzeriyim” der…

Unutkan Palavracı

birgün palavracı bir avcı kahvede etrafına milleti toplamış başlamış işkembeden sallamaya:
- geçen ormanda avlanıyordum… o da nesi tam 500 kiloluk bir ayı…
- eee demiş meraklı dinleyicileri
bir ateş etmişim tam iki gözünün ortasından indirdim. sağ bacağını kestim omzuma attım.
- sonra? diye ilave etmişler
sonra bir de ne göreyim? tam bir tonluk bir geyik. kaçmasına fırsat vermeden onu da indirdim aşağıya. onun da sol bacağını kestim attım diğer omzuma…
tam o esnada kahveye giren bir genç avcıyı yanına çağırır ve birşeyler söyler… avcı kalabalığa geri döndüğünde mevzuyu unutmuştur. kalabalıktan biri sorar:
-sonra ne yaptın abi?
-haa nerde kalmıştık?
- abi iki bacağı omzuna atmıştın…
- tabi tabii sonra verdim anam verdim

Ayı

Adamın biri eski bir macerasını kahvede arkadaşlarına anlatıyordu.Macera şöyleydi.
-”Ben dağa çıkmıştım.Önüme bir anda kocaman bir ayı çıktı.Ben kaçmaya başladım.Ayı beni kovalıyor ve bana da çok yaklaşıyordu.Ayı bana tam pençeyi yapıştırcak ayı kayıp düşüyordu.Bu 2-3 kez oldu böyle.”
Kahve de oturan adamlardan biri şöyle dedi:
“Abi ben olsam altıma yapardım.
Adam cevap verir.
-”Lan ayıoğluayı, ayı neye basıpta düşüyor sanıyorsun!!!”

Yavşak Tavşan

Bir tavşan durmadan tilki yavrularının yanına gelip
sizin ananızı s*kecem diyormuş.
Tabii yavrular bunu akşam anelerine söylemişler. Anneleride, “siz ona bakmayın yavrularım” demiş.
Ertesi gün yine tavşan sizin ananızı s*kecem deyip kaçmış, bunu duyan anne tilkinin tepesi atmış, “ben ona gösteririm” demiş. çoçuklarına bi sonraki gün evden çıkar gibi yapıp saklanmış bi ağacın arkasına.
Tavşan gelmiş yine tam sizin anan… derken tilki fırlamış ağacın ardından.
Tavşan önde tilki arkasında başlamışlar koşmaya,
kaç tavşan kaç,
tut tilki tut
misali :)
Tam bu sırada tavşan geniş bi ağaç kovuğuna dalmış, tabii tilkide peşisıra.
Tavşan rahatça geçmiş kovuktan ama tilki daha kovuğun girişinde sıkışıvermiş.
tabi tavşan bundan istifade sallana sallana geçmiş tilkinin ardına, bakmışki pozisyon ofsayt :)
şöle bi etrafına bakınmış ve demiş ki,
“yahu hiçte canım istemiyor ama nalet olsun, çocuklara söz verdik”.

Haydar Emmi

Haydar emmi diye biri avlanmayı çok seviyormuş. Piyangodan büyük ikramiyeyi kazanınca olan parayı 15 günlük bir safariye yatırmış.
15 gün sonra dönmüş gelmiş haydar emmi köy kahvesine, ayakta karşılamışlar haydar emmiyi, hepbir agizdan “de hele anlat, neler yapmışsan haydar emmi, neler görmüşsan?” diye sormuşlar..

Bizim emmi demis ki “vuallah zebra avlamışam.”
-Ulaaa zebrada ne oli? diye sormuş köylünün biri.
-Bizim eşşegi bilisen? Diye sormuş bizim emmi..
-He bilirem
-Ha iste bizim eşşegin çizgilisidir ha, böyle pijama giyimiş gibim oli.

Sonra zürafa avlamışam..
Aynı köylü yine sormu. “ula zürafada ne oli?”
-Bizim eşşegi bilisen?
-He bilirem
-Iste bizim eşşegin 3-4 metre daha uzuni oli

Vuiii, eee başka ne yapmışsan haydar emmi? Diye sormuş köylü..
Piton avlamışam demiş avcı emmi..
-La pitonda ne oli?
-Bizim eşşegi bilisen?
-He bilirem..
-Eşşegin s*kinide bilisen?
-He bilirem..
-Aha odir, ama eşşek yohtir.

|