Anlayışlı

Temel ve kız arkadaşının birlikte olacağı biryer yokmuş.Bir gün lokantaya gitmişler ve gece geç saate kadar beklemişler.Lokanta sahibi gelip,

-Geç oldu ışıkları södnürüyoruz,deyince Temel:
-Uyy saolun ne anlayuşli uşaklarsunuz..

oley!

bir gün deliler hastanesinde yangın çıkmış .herkes kaçmış ama bir deli iki üç kat yukarıda kalmış inmiyor. ne yapsalar aşağı indiremiyorlar. itfaiye nafile! en sonunda iki üç deli kırmızı bi branda getirip germişler. doktorlar sormuş; “neyapıyorsunuz siz?”biri cevap vermiş:”yukarıdaki kendini boğa sanıyor, kırmızıyı görünce aşağı atlıyacak.”"vaaay bunlar akıllanıyor galiba “derken yukardaki atlamış. bizim deliler bağırmış:”OLLEEEEY!!”

Masraf

İki deli, yolda giderken bir direksiyon bulunca çok sevindiler. O sevinçle “saatte 160′la” uzunca bir süre yol aldıktan sonra benzincinin önünde durdular. “Arabayı süren”:
- Onbin liralık, dedi, süper olsun.
Benzinci ikisini de tepeden tırnağa süzdükten sonra:
- Gidin işinize be! diye bağırdı, sizin civatalarınız gevşek!
İkincisi, “araba kullanana” döndü:
- Gördün mü! Araba masraf kapısı açtı bile!

Temel - Ferrari

TEMEL BİRGÜN ARABA ALMAYA KARA VERMİŞ.GİTMİŞ BİR GALERİYE..KAPININ ONÜNDE SON MODEL KIRMIZI BİR FERRARİ. GALERİCİ HEMEN TEMELİN YANINA YANAŞMIŞ.

“EFENDİM BU ARABA EN SON MODELİMİZ. CELİK JANT,ÜSTÜ AÇILIR TAVAN,OTOMATİK VİTES.BURDAN (AYDIN’DAN)Bİ ÇIKIN VAN’A 5 SAATTE VARIRSINIZ” DER.

TEMEL:HADİ YAAA…. O ZAMAN BEN AKSAM DÜŞÜNEYİM CEVABIMI YARIN GELİR SÖYLERİM, DER.
(TEMEL BİRGÜN SONRA GELİR…)

BEN BU ARABAYI ALMAKTAN VAZGEÇTİM,DER.

GALERİCİ:NEDEN EFENDİM.BU FIRSAT KACAR MI? BU ARABA MODELLERİNİN EN İYİSİ..,DER.

TEMEL:”TAMAM ANLADIM KARDESİM DE; BEN BU ARABAYI ALDIKTAN SONRA VAN’DA NAPCAM?”DEMİŞ

Şişeyi Attım

Hoca, camide içkinin kötülügünden bahsediyormus.Cemaat arasinda bulunan Bektasinin fena halde cani sikilmis.Gitmek üzere kalkayim derken, koynundaki sarap sisesi kayip yere düsmüs.Baba hiç istifini bozmadan söyle konusmus :

-Kör olasicayi iste kaldirip attim.Sizde varsa, tam zamani, siz de atin!

Firar

Ufak bir suçtan hapse düşen Temel’in koğuş arkadaşı sık sık hastalanmakta haftada bir doktora gitmektedir.Adamın doktordan her gelişinde bir uzvu kesilmektedir.Bir gün bacağı,sonra kolu,eli…Son gelişinde Temel koğuş arkadaşının kulağına eğilir manalı bir gülüşle: -Uy!Hemşerim sanmaki anlamayrum,bağa öyle geliyoki galiba sen kısım kısım firar edeysun…

Dile benden ne dilersen

Temel, Dursun’a arabasının öyküsünü anlatıyordu :
-”Bir gün otostop yapıyordum ki önümde, bu arabayla, mini etekli güzel bir bayan durdu ve beni arabasına aldı. Bir süre gittikten sonra kadın arabayı kuytu bir köşeye çekti. Mini eteğini iyice yukarı çekip, dudaklarını ıslattı ve “Benden ne istersen alabilirsin” dedi, ben de arabasını aldım.”
Dursun : -”iyi etmişsin Temel, zaten mini etek sana hiç yakışmazdı!.”

|